Edit Template
#YükOlmasın ile Görünmeyeni Görünür Kılmak:
Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükünün İş Yaşamına Yansımaları

Dr. Gözde Çörekçioğlu İshakoğlu ve Dr. Oğuz Can Ok’un liderliğinde, Özyeğin Üniversitesi ile Fiba Grubu iş birliğinde geliştirilen #YükOlmasın girişimi, bakım emeği ve zihinsel yükün profesyonel yaşam üzerindeki çoğu zaman görmezden gelinen etkisini görünür kılmayı amaçlıyor. Türkiye genelinde 2.600’den fazla beyaz yaka çalışanla yürütülen kapsamlı bir araştırmaya dayanan proje, çocuk bakımı, yaşlı bakımı ve ev içi koordinasyon gibi sorumlulukların çalışanların iyi oluşunu, kariyer planlarını ve iş yaşamına katılımlarını nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Çalışma, bakım emeği ve zihinsel yükün iş tatmini, kariyer kararları ve çalışan bağlılığı üzerinde kayda değer bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Bu bulgulardan hareketle proje, farkındalık yaratmanın ötesine geçerek, yakın zamanda Özyeğin Üniversitesi liderliğinde kurulan “Bakım Emeği Dostu Kurumlar Ağı” ile çalışmayı kurumsal bir zemine de taşıyor. Bu girişim, bakım sorumluluklarını sosyal sürdürülebilirliğin temel bir boyutu olarak ele alan veri temelli politikalar ve işyeri uygulamaları geliştirilmesi için kurumları desteklemeyi amaçlıyor.

Evdeki işler gerçekten “evde” mi kalır? Bakım emeği ve evle ilgili sorumlulukların zihinsel yükü, arka planda sürekli devam eden bir planlama ve takip akışı yarattığında, iş–hayat dengesi keskin bir çizgiyle ayrılabilir mi?

Birçok kişi için iş günü, toplantılarla değil, çocuğun okul servisini takip etmek, yaşlı bir yakının randevusunu ayarlamak, evin ihtiyaçlarını planlamak ve “unutulmaması gerekenleri” zihinde taşımakla başlıyor. Bu bakım emeği ve zihinsel yük, çoğu zaman görünmez kalsa da gün içinde odaklanmayı ve karar kalitesini etkileyerek profesyonel performansa doğrudan temas ediyor. Dolayısıyla, bakım emeği ve zihinsel yük bireysel bir mesele olarak görüldüğünde, kurumlar çalışan katılımını, esneklik ihtiyacını ve stres-toparlanma kapasitesini şekillendiren önemli bir etki alanını gözden kaçırıyor.

Bakım emeği ve zihinsel iş yükü, çoğu zaman “ev işleri” etiketiyle arka plana itilen ancak günün tamamına yayılan bir sorumluluk akışını ifade eder. Bakım emeği yalnızca doğrudan bakım anlarını değil; yemek, temizlik, alışveriş ve benzeri gündelik faaliyetlerin tümünü kapsar. Zihinsel iş yükü ise bu işlerin görünmeyen yönetimidir: planlama, hatırlama, zamanlama ve ev içi koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürme süreci.

Özyeğin Üniversitesi ve Fiba Grubu, 2023’ten bu yana tam da bu “görünmez” alanı görünür kılmak için birlikte çalışıyor. Bu ortak çabanın ilk adımı, bakım emeği ve zihinsel iş yükünün gündelik hayatta nasıl birikerek ilerlediğini ve iş gününe nasıl taştığını görünür kılan bir farkındalık kampanyasıydı. ÖzU Gender Office danışmanlığında 2024 yılında hazırlanan kılavuz ve #YükOlmasın isimli bu kampanya bakım emeği ve zihinsel iş yükünün çoğu zaman adlandırılmadan taşınan bir sorumluluk alanı olduğunu hatırlattı. Bu yükün gündelik hayattaki izlerini görünürleştirerek, konunun işyeri iklimiyle bağını kuran ortak bir zemin oluşturdu.

Farkındalık adımının ardından, bu konunun kurumların politika ve uygulamalarına taşınabilmesi için ölçülebilir içgörüler üreten ikinci bir aşamaya ihtiyaç doğdu. Bu ihtiyaçtan hareketle bakım emeği ve zihinsel iş yükünün çalışanların profesyonel yaşamına etkilerini Türkiye ölçeğinde görünür kılmayı hedefleyen ulusal bir araştırma tasarlandı.

Sonuçları 2025 yılında “Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükünün Beyaz Yakalı Çalışanlar Üzerindeki Etkisi Araştırma Raporu” ile yayınlanan araştırma İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Gözde Çörekçioğlu İshakoğlu ile Sürdürülebilirlik Platformu Sosyal Sürdürülebilirlik Yöneticisi Dr. Oğuz Can Ok koordinasyonunda yürütüldü.
Araştırma iki fazda, yüz yüze görüşmelerle yürütüldü. Pilot fazda üç büyük şehirde 524, ikinci fazda ise 11 şehirde 2.104 beyaz yakalı çalışan olmak üzere toplamda 2.628 katılımcıya ulaşıldı. Araştırma, bakım sorumluluklarının ve zihinsel yükün kimlerde yoğunlaştığını ve hangi mekanizmalarla iş yaşamına taştığını ölçülebilir kılarak, tükenmişlik, iş tatmini, aidiyet, esneklik ihtiyacı, kariyer kararları ve işten ayrılma gibi kritik çıktılarla ilişkisini de ortaya koydu. Böylece kurumların kişisel denge düzeyinin ötesine geçerek müdahale edebilecekleri yönetici pratikleri, esneklik altyapısı ve destek mekanizmaları gibi somut kaldıraç noktalarına veri temelli bir zemin sağladı.

Araştırmada öne çıkan bazı bulgular şunlardı;

Bakım Emeğinin ve Zihinsel İş Yükünün Paylaşımı

Kadınlar bakım emeğinin %57’sinden, zihinsel iş yükünün ise %60’ından fazlasını üstlenirken, erkeklerde bu oranlar sırasıyla %33 ve %35’tir. Evlilik, kadınların bakım emeğini yaklaşık 22 puan ve zihinsel iş yükünü anlamlı biçimde artırırken, erkeklerde bakım emeği artışı yalnızca 4 puanla sınırlı kalmakta.

Kariyer Freni

Bulgular, bakım emeği ve zihinsel iş yükünün yalnızca “yorucu” bir deneyim olmadığını, kariyer akışını doğrudan etkilediğini gösteriyor. Evli ve çocuklu kadınların %15’i bakım emeği ve zihinsel iş yükü nedeniyle hayatında en az bir kez terfi fırsatını geri çevirdiğini belirtiyor. Bu tablo, belirli yaşam evrelerinde bakım sorumluluklarının kadınların kariyer ilerleyişini yavaşlatarak cam tavanı pekiştiren bir mekanizma haline gelebildiğine işaret ediyor.

İstihdamdan Kopuş Riski

Araştırmaya katılan kadınların %31’i hayatlarının bir noktasında bakım emeği ve zihinsel iş yükü kaynaklı nedenlerle işinden ayrıldığını söylüyor. Medeni durum ve çocuk sahibi olma kırılımında en dikkat çekici grup evli ve çocuklu kadınlar oluyor. Bu grupta işten ayrılma oranı %37’ye çıkıyor.

Kurumun Müttefikliği Memnuniyet ve Aidiyet

Araştırma, kurumların bu konuda “iş birliği yapan” bir tutum benimsemesinin kadın çalışan deneyiminde somut bir fark yarattığını gösteriyor. Bakım emeği ve zihinsel iş yüküne duyarlı politikalara sahip kurumlarda çalışan kadınların iş memnuniyeti ve aidiyet düzeyleri, bu desteği sunmayan şirketlere göre 15 puan daha yüksektir.

Motivasyon ve İş Tercihi Üzerinde Güçlü Etki

Cinsiyetinden bağımsız olarak katılımcıların % 85’i bakım emeği ve zihinsel iş yükü odaklı haklar ve kurumsal tutumların işyeri tercihlerine ve çalışma motivasyonlarına olumlu katkı sunacağını belirtiyor. Kadınlarda ayrıca iş yerinde bu konuda farkındalık sağlayan politikaların motivasyonu artırdığını söyleyenlerin oranı %77. Bu, konunun “iyi niyetli bir yan hak” olmaktan çok, çalışanı elde tutma ve motivasyon mimarisiyle ilişkili bir başlık olduğunu düşündürüyor.

Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, farkındalığın tek başına yetmediğini de gösterdi. Bu doğrultuda, projenin bir sonraki ayağı, Özyeğin Üniversitesi yürütücülüğünde ve TÜSİAD iş birliğinde hayata geçirilecek Bakım Eşitliği Şirketler Ağı oldu. Ağın amacı, bakım emeği ve zihinsel iş yükünü kişisel bir mesele olarak görmeyen ve bir sosyal sürdürülebilirlik meselesi olarak bakıp işyeri ikliminin doğal bir parçası olarak ele alan kurumları bir araya getirmek ve bu alanda somut dönüşümü mümkün kılan ortak bir öğrenme, politika geliştirme ve uygulama zemini oluşturmak. Ağın kuruluş sürecinin 2026’da tamamlanması ve 2027’nin ilk aylarında ağa üye olan şirketlerin kamuoyuna tanıtılması hedefleniyor. Ağın danışmanlığı Özyeğin Üniversitesi akademisyenleri ve ilgili idari birimleri tarafından yürütülecek.

Ağı alanda proaktif çözümün bir parçası yapan noktalardan biriyse iyi niyet beyanının ötesine geçen pratik modelleri bir araya getirmesi. Üye kurumlar, ağ kapsamında geliştirilen Bakım ve Zihinsel İş Yükü Analiz Aracını (CML Kit) kullanarak kendi çalışanlarında bakım emeği ve zihinsel iş yükünün düzeyini ve dağılımını anonim biçimde anlayabilecek. Araç, çocuk bakımı, yaşlı bakımı, ev işleri ve sürekli planlama ile takip gibi yükleri görünür kılan ölçümler sunacak ve bu yüklerin çalışan deneyimi üzerindeki yansımalarını kurum içi veriler üzerinden okumaya imkan tanıyacak. Bu araç, yalnızca durumu tespit etmek için değil, ayrıca odaklı çözüm üretmek için tasarlandı. Araçtan elde edilen bulgularla kurumun risk ve fırsat alanları netleşiyor ve ardından kuruma özel bir yol haritası şekilleniyor. Özyeğin Üniversitesi ekibi, kurumun ihtiyaçlarına göre politika geliştirme, ilke seti oluşturma ve uygulama adımlarını tasarlama süreçlerinde veri temelli, odaklı danışmanlık sağlıyor. Böylece şirketler, çalışan deneyimini güçlendirecek müdahaleleri genelden değil, kendi verilerinin işaret ettiği noktalardan başlatabiliyor.

Araştırma raporuna, farkındalık kampanyası sırasında kullanılan kılavuza ve kendi hanenizdeki bakım emeği ve zihinsel iş yükü dağılımını ölçebileceğiniz araca yukolmasin.com.tr adresi üzerinden erişebilirsiniz. Aynı zamanda her türlü sorunuz için sp@ozyegin.edu.tr adresi üzerinden temas kurabilirsiniz.

Özyeğin Üniversitesi

2007 yılında Hüsnü M. Özyeğin Vakfı tarafından kurulan Özyeğin Üniversitesi, global etki, öğrenci gelişimi ve akademik mükemmeliyet odaklı girişimci bir araştırma üniversitesidir.

Hakkımızda

Odağında öğrencilerimizin dönüşümü ve verdiğimiz eğitimin ve üniversite deneyiminin mükemmelliği olan bir girişimci araştırma üniversitesi olarak alanında lider mezunlar yetiştirmek; çözüm odaklı ve katma değeri yüksek bilgi üreterek, paylaşarak ve uygulayarak bilimsel, sosyal ve ekonomik global etki yaratmak.

Hızlı Bağlantılar

En Son Yazılar

Hızlı Bağlantılar

İletişim Bilgileri